erdem avm
ÖZKA
hazır sol ana blok 3
ALTINLAS
MERKEZ
kamuran akbay
beşiroglu
Gülcan ÇUKAN
Gülcan ÇUKAN

AVLANMAK YEMEKTEN ZEVKLİDİR

14 Kasım 2017 Saat: 17:38
Tavsiye EtYazdır

Bu yazı 4.803 kez okunmuştur

Aslında Peyami Safa nın durumu özetleyen hoş bir sözü var. ‘’Aşk mücadelesi değil, mücadele aşkı içinde ol.’’ Der usta yazar…

Hayat mücadelemiz, büyüyüp gelişmenin yasasıdır. Karakterlerimiz, dünyanın fırtına ve baskıları içinde biçimlenir. İnsan da erişebileceği en yüksek noktaya zorlamalar, zorunluluklar ve acılarla çıkar. Acılarımızın bile mantıklı ilkeleri vardır. Acı, bir hayat belirtisidir ve insanın kendini yeniden kurması için bir dürtüdür. 

Mücadele bu hayatta başarılı olması istenen her çocuğa öğretilmesi gereken muhteşem bir kavramdır.  İnsanın tek başınalığını gerçekleştirmesi açısından topluma karşı bir duruş ve bakış açısı geliştirmesidir. Dâhil olunan yaşam şartlarına ve gündelik olaylara karşı gösterilen dirençtir, istikrar ile bezenmektir.

Gel gelelim gerçek yüzümüzün acı mücadelesine. Yaş aldıkça ve yaşlandıkça, kısa süreli mutluluklarımızın ardından beklediğimiz, habersiz gelen misafir gibi alışıyor bünyelerimiz sıkıntılara. Üç günümüz güzel geçse, kesin bir şey olacak düşüncesi sarıyor birçoğumuzu. Her ne kadar güzel enerji, olumlama, dua  gibi ruhumuzu  iyileştiren kavramlara itimat etsek te, aksini iddia edemeyeceğimiz bir gerçekle yüz yüzeyiz. Fırtınalı ve engebeli yolcuğu gerçek anlamada seven ve kabullenenimiz pek yok ve kimimiz buna ‘’dağına göre kar’’  kimi manevi sınav, kimimiz ise şans, diyoruz… Hatta ve hatta her şey yolundayken hayatın sırrını çözmüşüz gibi hissediyor, sorun yaşayınca da bilgelik seviyemiz  Cin Ali'ye dönüşebiliyor… Shakespeare demiş ki; "Hedefe hızlı giden, yavaş kadar geç varır." Zira insan en çok hazır olmadığı şeylere geç kalır. 'Yol insanı hazırlar.' Aceleye gerek yoktur, tadını çıkarmalı, öğrenmeli ve unutmamalıyız ki, karşımıza çıkan her insan ve olay ya bizi bir yere götürür, ya da bir şey öğretir…

Kaynağını hatırlayamadığım, mücadelenin hayatımızdaki gerekliliğini anımsatan hoş bir hikâye vardı;

Bir gün, bir kozada küçük bir delik açıldı ve bir adam bedenini bu küçücük delikten çıkarmaya çalışan kelebeği saatlerce seyretti.  Sonra, kelebek sanki daha fazla ilerlemek istemiyormuş gibi durdu. Sanki ilerleyebileceği kadar ilerlemişti ve artık daha fazla ilerleyemiyordu. Ve adam, kelebeğe yardım etmeye karar verdi. Eline bir makas aldı ve kozayı keserek deliği büyüttü.

Kelebek kolayca dışarı çıktı. Fakat bedeni kocaman,  kanatları kuru ve buruşuktu. Adam, kelebeği izlemeye devam etti, çünkü zamanla kanatlarının büyüyüp bedenini taşıyabilecek kadar genişleyebileceğini umut ediyordu. Fakat bu olmadı!

Gerçekte, kelebek ömrünün geri kalanını o kocaman bedeni ve kuru, buruşuk kanatları ile etrafta sürünerek geçirdi. Uçmayı hiç başaramadı.

Adamın bu aceleci iyiliği içinde anlayamadığı, bu kısıtlayıcı kozanın ve kelebeğin o küçücük delikten dışarı çıkmak için verdiği mücadelenin, kelebek için gerekli olduğuydu, çünkü bu, Allah’ın, yaşam sıvısının kelebeğin bedeninden kanatlarına doğru akmasını sağlamak için bulduğu yoldu, böylece kelebek kozadan kurtulduğu anda uçmaya hazır olabilecekti.

Bazen mücadeleler, hayatımızda tam olarak gerek duyduğumuz şeylerdir. Eğer Allah, hayatımıza hiçbir engelle karşılaşmadan devam etmemize izin verseydi sakat kalırdık. Şimdi ve daha sonra olabileceğimiz kadar güçlü olmazdık. Hayat hiç birimize adil davranmıyor, kimi çocuklar pamuklara sarmalanıp büyütülürken, kimi sırtında bir kambur gibi taşıyor ailesini ve yaşayamıyor çocukluğunu. Kabul etmeliyiz ki, zor bir çocukluk geçirenler, korunmuş ve çok sevilmiş çocuklara nazaran yetişkin olunca daha güçlü oluyorlar. Bu bir telafi yasasıdır.

Yolu, yolculuğu devam edenlere ve kendime baktığımda;  bir yanda istediğini elde edemeyenlerin sitemleri,  diğer yanda istediğini elde edenlerin boş vermişliği, en acısı da bütün bu öğretilmeye çalışılan derslerden bir payda elde edemeden  yolun sonuna varmışların anlamsız gidişleri söz konusu. Oysa bir gün bu yolculuk bitecek, yolun sonuna odaklanan insanoğlu yolda gördüğü güzelliklerin farkına varamadan ebedi yolculuğunu sonlandıracak. Unutmamak gereken  önemli bir gerçek var ki,  ''Güzel bir ânın hemen öncesi, o ânın kendisinden daha iyidir, güzeldir.''  Ve inanın bana avlanmak, yemekten daha zevklidir..

 

Gölge Gazetesi, Kocaeli Haber, Gebze Haber, Darıca Haber, Dilovası Haber, Çayırova Haber, Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Kaymee'yi indirerek hediye ve nakit para kazanma şansı yakala ! Benim referans linkim ile kayıt olarak nakit para ödülünü alabilirsin. Sende indir KAZAN