erdem avm
ÖZKA
hazır sol ana blok 3
ALTINLAS
MERKEZ
kamuran akbay
beşiroglu
Pınar GÖKÇE
Pınar GÖKÇE

Dil'e sahip çıkmak

16 Kasım 2017 Saat: 13:23
Tavsiye EtYazdır

Bu yazı 1.461 kez okunmuştur

İnsanı yaşayan diğer canlılardan ayıran önemli özelliklerinden biridir konuşması.

Bir dilin konuşma dili ve yazı dili olmak üzere iki yönü vardır. Özel bir çalışmayla günlük dile ait konuşma metinleri tespit edilmediği sürece konuşma dilinin tarihi gelişimi, inceleme alanı dışında kalır.

Ancak günümüzün teknik imkanlarıyla kaydedilen konuşmalar, ileri bir tarihte konuşma diliyle ilgili çalışmalara malzeme oluşturabilir. Yazı dilinin tarihi gelişimi ancak o dile ait yazılı metinlerle takip edilebilir. Metinlerle takip edilemeyen dönemden öncesi için bir takım tahminlerde bulunmak mümkün olmakla birlikte kesin bilgi vermek zordur.

Konuşma dili, günlük hayatta diğer insanlarla iletişim kurmak için konuşurken kullandığımız dildir. Bu dil, doğal olduğu için konuşurken cümlemizin kurallı olup olmadığına, kelimelerin doğru sıralanıp sıralanmadığına, söyleyişin doğru olup olmadığına pek dikkat etmeyiz. Bu sebeple zaman içinde, bölgeden bölgeye değişen bir takım söyleyiş farklılıkları ve kelime farklılıkları ortaya çıkar. Bu farklılıkların tarihi süreç içinde, bölgelere göre geçirdiği maceradan o dilin lehçeleri ortaya çıkar.

Yazı dili ise, adından anlaşılacağı üzere yazıda kullanılan dildir. Dilde birliği, anlaşma kolaylığını sağlamak için kullanılan kitap dilidir, kültür dilidir, edebi dildir. Konuşma dilinin her bölgenin doğal, günlük dili olmasına karşılık yazı dili, okuma yazmada kullanılan ortak dildir.

Dillerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu dünyadaki 5 noktayı açıklayan araştırmacılar, dillerle birlikte bilgilerin de yok olduğu uyarısında bulundular. Dilbilim uzmanları, şu an konuşulmakta olan 7 bin dilin yarısının artık yazılmadığını belirterek, lisanların, toplumların konuştukları dilin artık bir ayak bağı haline geldiğini düşünmeleriyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı uyarısında bulundu.

Bu konuda kendi dilimize, ölçülü Türkçe’ye baktığımızda, mevcut dilin daha da Türkçeleştirilmesi çabasının, bilinen zenginliği etkileyeceği görüşündeyim. Türkçe içine aldığı geçmişi ile zengin. Kaldı ki, gündelik hayatımızda kullandığımız konuşma Türkçemiz hızla yozlaşırken buna en olumsuz katkıyı da medya sağlıyor.

İletişim teknolojilerinin tamamında kullanılması gereken Türkçe’nin, biricik olması gerekirken, yazı dilinde bile abartılı kullanım topluma, toplumdan da dilimizin yozlaşmasına yansımaktadır.

Dilin yok oluşu, toplumun yok oluşuna varacak kadar güçlü bir reaksiyondur.

Özellikle sosyal medyada kullanılan dil, ne yazık ki genç neslin hoyratlığının da bir göstergesidir.

Dil’imize sahip çıkmazsak, teknolojiye kurban edersek, yarın çok geç olabilir.

 

Gölge Gazetesi, Kocaeli Haber, Gebze Haber, Darıca Haber, Dilovası Haber, Çayırova Haber, Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Gecenin vakti yalnızlık vakti18 Ekim 2017 Saat: 15:03
Gecenin vakti yalnızlık vakti18 Ekim 2017 Saat: 14:59
Sen ve Korkun14 Eylül 2017 Saat: 15:59
Cenneti Yaşamak..!18 Ağustos 2017 Saat: 14:22
Hayatı Paylaşmak..!3 Temmuz 2017 Saat: 13:48
Tüm Yazıları

Kaymee'yi indirerek hediye ve nakit para kazanma şansı yakala ! Benim referans linkim ile kayıt olarak nakit para ödülünü alabilirsin. Sende indir KAZAN