Zihnin sürekli ihtimalleri hesaplıyorsa, belki de hayatı değil, belirsizliği kontrol etmeye çalışıyorsundur.Aşırı düşünmek çoğu zaman ‘fazla analiz etmek’ gibi görünür. Ama aslında çoğu zaman bir kontrol arayışıdır.
‘Ya şöyle olursa ?’
‘Ya yanlış karar verirsem ?’
‘Ya pişman olursam ?’
Zihin, belirsizliği tolere etmek yerine onu çözmeye çalışır. Ama bazı şeyler çözülerek değil, yaşanarak netleşir.Her ihtimali düşünmek, seni daha güvende değil, daha yorgun yapar. Bazen en sağlıklı şey,her şeyi bilmeden ilerleyebilmektir.
Bazı insanlar yalnızken daha dengeli, daha sakin hisseder. Ama bir ilişkiye girdiklerinde bir şeyler değişir: Daha fazla düşünme, daha fazla kaygı, daha fazla tetikte olma hali.Bu durum çoğu zaman “yanlış insanları seçiyorum” diye yorumlanır. Ama bazen asıl mesele kişi değil, yakınlığın kendisidir.Çünkü yakınlık; görülmek, incinebilir olmak, kontrolü biraz bırakmak demektir.
Psikolog Eren Boz,''Ve eğer geçmişte yakınlık; belirsizlik, reddedilme ya da hayal kırıklığıyla eşleştiyse, zihin bunu “tehlike” olarak algılayabilir.Bu yüzden yalnızken iyi hissetmek, her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmeyebilir. Sadece tetiklenmediğin anlamına da gelebilir.Gerçek mesele çoğu zaman şudur: Birine yakınken de kendin kalabilmektir.''dedi.