mkk

Güncel

Gebze'nin derdi benim derdim

'Gebze'nin derdini kendine dert belleyen adam'' , iş insanı İbrahim Çiçek'le her telden konuştuk:

20 Kasım 2020 Saat: 16:10
Gebzenin derdi benim derdim
Gebze'nin derdi benim derdim

1996 yılında Kâbe'ye gittim, bulunduğum ortam manevi bir ortam olması sebebi ile oralarda çok duygulandım.


Ailenin de en büyüğü olduğum için hep sorumluluk hissettim, bütün kardeşlerimi bir arada tutmak fedakarlık gerekir, düşünmek gerekir, empati yapmak gerekir bunu beceriyorum.


Daha sonra Refah Partisi kurulduğu gün oraya koştuk, gittik. Refah Partisi MSP’ nin devamıdır diyerek üye olduk. 1994'de Refah Partisi'nin kamu oyunda yıldızı parlamaya başladı.


Nail Çiler’in ısrarı üzerine bir dönemde GTO'da çalıştım. Belirli bir yaşa geldim ve geri çekildim, o kadar görev yapmışım arkada gençlik var, önlerini açması noktasında bu kadar görev yeter dedim çekildim kenara.


Sayın Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu mücadeleyi canı gönülden tebrik ediyorum. Tabiri caiz ise yedi düvelle mücadele ediyor. Türkiye'mizin dünya çapında hiç isminden bahsedilmediği kadar son dönemlerde Türkiye uluslararasının gündemindedir.


1994 yılında Gebze Belediyesi'nde iktidara geldiğimiz zaman gerçekten biz demiştik ki imarı kökünden çözeceğiz. Bir baktık ki her yere ev yapılmış, yol kalmamış, alt yapı yok çok sıkıntılar çektik.


Bunun yanı sıra yeşil alanlarımız çok az , nefes alacak yer yok. Boş veya yıkılması gereken yerlere ya meydan , ya yeşil alan yapılması lazım.

Hangi birini sayalım ki.... Bir değil, üç değil , beş değil. Hayatın tam orta yerinde ne varsa, insana dair ne gelirse aklınıza , o geliyor akıllara. Siyasetten ticarete, sivil toplum hayatından renkli ve bilge kişiliğine Gebzelilerin yakından tanıdıkları bir isim o. Siyasi mücadelesiyle çok hizmetler kazandırdı Gebze'ye. Merhum Ahmet Penbegüllü'nün ekibinde yer aldı yıllarca, çetin savaşlar verdiler, Gebze'yi ve Gebzelileri düşündüler yıllar yılı. Nail Çiler'in GTO'unda da elini taşın altına koydu. İl genel meclisi üyeliği siyasette kendisine yayık görülen son hizmet otağı
oldu. Gebze'nin derdini kendine dert belledi , Gebze'nin modern şehirleşmesinde el kaldırdı. Fakire ortak ,dertliye baba, yetime yaren oldu, o. Siyasi hayatındaki başarıları gibi, ticari hayatındaki yükselişi de her daim dikkat çekti, takdir gördü. Konfeksiyonculuk, mağazacılık derken hazır mutfak dolapları üreten Uzay Mutfak'la sadece Türkiye'nin
dört bir yanında şubeler açıp yüzlerce insana ekmek kapısı açmakla kalmadı, Türk markasını, Uzay'ı pek çok dış ülkelerle de tanıştırdı. Evet , evet tahmin ettiğiniz gibi İbrahim Çiçek'ten bahsediyoruz. Çiçekler ailesinin bir numarası , iş insanı İbrahim Çiçek bizimde yakından tanıdığımız bir insan. Lakin istedik ki, bilgileri güncelleyelim, o'nun düşünce ve fikirlerinden yararlananlar olsun. Örnek bir aile reisi, bir Gebze sevdalısı, başarılı iş insanıyla bir araya geldik. Başka bir anlatımla ''Bir vali babasıyla'' buluştuk. Afyonkarahisar Valisi Gökhan Çiçek'in babası İbrahim
Çiçek'e sizler için aklımıza gelen her şeyi sorduk. İş, ticaret, siyaset ve aile yaşamını Gölge Dergi okurları için anlatan Çiçek, bütün sorularımıza olanca mütevaziliği ve samimiyetiyle cevaplar verdi.
Buyurun bakalım, virgülüne dokunmadan İbrahim Çiçek....

GÖLGE-İbrahim Çiçek kimdir?

ÇİÇEK -Ömrümün büyük bir bölümü Gebze'de geçti. Alaska Türküyüz. Kars’a yerleşmişiz bir süre sonrasında Muş’a göç etmişiz. 1968 yılında da Gebze'ye yerleşmişiz çocukluğumuz Gebze'de geçti. Askerlik dönemimden sonra özel sektörlerde çalıştım. 1980'li yıllarda da kendi iş yerimizi kurduk. Kardeşlerimle birlikte konfeksiyon, manifatura, mefruşat bu işlerin toptanı, perakendesi ile uğraştık. İstanbul'da mağaza açtık beyaz eşya, mobilya hepsi ile ilgilendik. Gebze'de bizim gibi kapsamlı hiçbir yer yoktu. 1980'li yıllarda bu sektörlerle ticaretimize başladık.

GÖLGE-Ticari olarak başladığınız ilk işiniz neydi?
ÇİÇEK- Konfeksiyon.
GÖLGE-Çiçekler Mutfak daha sonradan Uzay Mutfak oldu, isim değişikliğinin sebebi nedir? Mutfak işi nasıl başladı?
ÇİÇEK -1993 yılında, burada akrabamız daha sonrasında da dünür olduğumuz rahmetli Hasan bey burada bayilik alarak, bizlede akrabaları olması sebebi ile Gebze yi tercih ettiler. Bursa'dan Gebze'ye geldiler. Bayilik alarak Uzay Mutfak diye bir bayilik kurdu. Zaman içerisinde bizim bu sektöre girmemiz için vesile oldu, bizde kendi markamızı kuralım dedik. Biz Çiçekler Mutfak olarak kardeşlerimle bu işe girdik. Bu işe girerken diğer işlerimize de devam ettik. 1996 yılında bu işe başladık , rahmetli Hasan vefat edince 2005 yılında, bizim damat ve kardeşleri aynı bölgede iş yapıyor, teklif veriyoruz, aynı yerlere mal satıyoruz. Bunu bir çatı altına nasıl toplayabiliriz, tek elden bunu nasıl halledebiliriz diye düşünürken şirketlerimizi birleştirdik. 2009 yılında çiçekler mutfağın ismini dondurduk, uzay mutfak olarak devam ettik.
GÖLGE- İnşaat sektöründe ki faaliyetleriniz nasıl başladı?
ÇİÇEK - Zaman zaman inşaat yaptık. Şimdi de yapıyoruz. Müteahhit gibi burayı bitirmeden şuraya başlayalım gibi bir düşüncemiz yok. Biz bu inşaat işini öz kaynağımızla, öz sermayemiz ile yapıyor, işi tertemiz bitiriyoruz.
GÖLGE:- Altı kardeşi organize etmek, yönetip, ayakta tutmak nasıl bir başarı?
ÇİÇEK - Küçüklükten beri meseleye şu şekilde bakarım.; ‘’ Az olsun benim olsun değil, çok olsun hepimizin olsun.’’ Hatta zaman zaman keşke anlaşabileceğimiz farklı insanlarda olsa, onlarda kazansa isterim. Ailenin de en büyüğü olduğum için hep sorumluluk hissettim, bütün kardeşlerimi bir arada tutmak fedakarlık gerekir, düşünmek gerekir, empati yapmak gerekir bunu beceriyorum. Benim kardeşlerimle abi-kardeş ilişkisinden çok baba-oğul ilişkisidir. Kardeşlerim de bu durumu gördükleri için benim lafımın altında kümeleşiyorlar.
GÖLGE-Kitaplarınız var yazmayı sevdiğinizi biliyoruz. Kaç kitabınız var?
ÇİÇEK - Yaş ilerledikçe insanın düşünceleri de değişiyor. Bilgidağarcığında bir şeyler olduğunu hissettiğin zaman o dağarcık dolunca dışa yansımaları oluyor. 1996 yılında Kâbe'ye gittim, bulunduğum ortam manevi bir ortam olması sebebi ile oralarda çok duygulandım. Bir takım karalamalar yaptım, şiirler yazdım. Ara ara etkilendiğim konular üzerine yazıyorum. İki tane şiir kitabım var.
GÖLGE- Siyasette de bulundunuz. Bulunduğunuz görev yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?
ÇİÇEK - 1977'de MSP'ye üye oldum. Oranın gençlik kollarında, akıncılığında zaman zaman göründük, mücadele ettik. 1980 darbesinde demokrasi askıya alındı , siyasi büyüklerimizin siyaset yapma olanakları ortadan kalktı. Partiler kapandı. Daha sonra Refah Partisi kurulduğu gün oraya koştuk, gittik. Refah Partisi MSP’ nin devamıdır diyerek üye olduk. 1994'de Refah Partisi'nin kamu oyunda yıldızı parlamaya başladı. 1994 seçimlerinde arkadaşlar belediye meclis üyesi olmamız için teklif getirdiler, ricada bulundular , kabul ettik. Refah Partisi'nde 1994 ile 1999 arası aktif siyaset yaptık, hizmet etmeye çalıştık. Daha sonra arkadaşlar, teşkilatımız takdir ettiler demek ki bir basamak yukarı çıkarmak istediler, İl Genel Meclis Üyesi yapmak istediler. Beş yıl kadar o görevi de layıkıyla yapmaya çalıştım. Bu görev bittikten sonra patide il teşkilatına görev verdiler, İl başkan yardımcılığı yaptım. Nail Çiler’in ısrarı üzerinebir dönemde GTO'da çalıştım. Belirli bir yaşa geldim ve geri çekildim, o kadar görev yapmışım, arkada gençlik var önlerini açması noktasında bu kadar görev yeter dedim çekildim kenara.
GÖLGE:-Cumhurbaşkanımızın faaliyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
ÇİÇEK -Sayın Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu mücadeleyi canı gönülden tebrik ediyorum. Tabiri caiz ise yedi düvelle mücadele ediyor. Türkiye'mizin dünya çapında hiç isminden bahsedilmediği kadar son dönemlerde Türkiye uluslararasının gündemindedir. Teknoloji yönünden, milli kaynaşma yönünden Türkiye ilerledikçe, sanayi ilerledikçe dışardaki düşmanlarımız daha da çok çoğalıyor. Onlarla mücadele ederken çelme takmak isteyen bütün herkese dersini çok iyi bir şekilde veriyor. AK Parti yapılmayanları yaptı. Örneğin başörtü sorunu çok büyük bir meseleydi bunu çözdü , başlı başına bu sebep bile yeter.

GÖLGE- Gebze’nin en ufak derdini kendinize dert edip çözülmesi için uğraşıyorsunuz. Çocukluğunuz Gebze'de geçti ve sahiplendiğiniz için mi bu kadar ilgileniyorsunuz?
ÇİÇEK - Gebze'de büyüdüm ve çocuklarımız, torunlarımız da burada yaşayacak. Memleketini seven sizler gibi her vatandaş gibi buranın sorunları beni de ilgilendirir. 1994 yılında Gebze Belediyesi'nde iktidara geldiğimiz zaman gerçekten biz demiştik ki, imarı kökünden çözeceğiz. Bir baktık ki her yere ev yapılmış, yol kalmamış, alt yapı yok çok sıkıntılar çektik. Çözme noktasında var olan fiziki gerçek içerisinde yolları eğerek, bükerek çözmeye çalıştık ama yeterli mi değil . O gün bütçe, şartlar da onu gerektiriyordu. Var olanı çözmeye çalıştık. Bundan sonra gelişi güzel yerler, evler, inşaatlar, kamu binaları yapılmasın. Ecdadımız bin sene evveli planladıysa örneğin Mustafa Paşa Camiisi beş yüz elli yıl geçmiş torunlarına hizmet veriyor. Beş yüz seneleri hiç olmazsa iki-üç seneyi sonrayı görebilmek benim derdim.
GÖLGE- Gebze'de en büyük sorunlar nedir?
ÇİÇEK - Geçmişten kalan bu günümüzde çok fazla neşter vurulamıyor yapılan çarpık kentleşme. Buna bağlı trafik sorunu var. Kamu binaları şuan merkezlerde , yapılan okullara üzülüyorum. Yüz sene sonraki eğitim yuvaları bugünden planlanması lazım. Hükümet konağının yerinin değişmesi lazım. Eski adliye binası, İmam hatip okulu geniş bir meydan olması lazım, altına otopark yapılması, E-5’ e de cephe olması lazım. Bunun yanı sıra yeşil alanlarımız çok az , nefes alacak yer yok. Boş veya yıkılması gereken yerlere ya meydan , ya yeşil alan yapılması lazım.
GÖLGE- Yapılmasını istediğiniz bir hayaliniz var mı?
ÇİÇEK - Tever fabrikasının oralardan E-5 in altına gireceksin , Gebze'yi çıktıktan sonra AGE 'nin önünden şehirler arası trafiği Dilovası’na, İzmit’e, Hareke'ye giden o trafiği yerin altına koyacaksın ,
askeriyeyi geçtikten sonra Esentepe’ye yakın oralardan bir yerlerden çıkaracaksın. Üstünü çarşı, meydan, yürüme alanı gibi bir şey olması. Hayalim bu , büyüklerimiz yapsa keşke. Tabi genel bütçe ile yapılacak bir şey.
GÖLGE: Nasıl bir babasınız?
ÇİÇEK - Ekonomik sıkıntılar, çalışma hayatına erken atılmamız bizim okuma isteğimizi elimizden aldı. İçimizde kaldı. Okuma arzusu içimde kaldığı için çocuklarımı okutup iyi eğitim aldırmak istedim. Beş tane evladım var. İkisi kız, üçü erkek. Örf, adet ve geleneklere dine bağlı bir aile olduğumuz için Gebze'de o zamanlar kız imam hatip olmaması üzerine kızımın açık bir şekilde okumasını istemediğim için , büyük kızımı orta okuldan sonra okutamadık. Diğer hepsi üniversite okudular. Hepsi tahsilini yaptılar. İçimde ki yara bir nebze kabuk bağladı.
GÖLGE- Var mı keyif almaktan yaptığınız şeyler?
ÇİÇEK - Şiir yazmak öncellikle. Türkü dinlemek.
GÖLGE-Spor yapar mısınız?
ÇİÇEK - Geçmişte Gebzespor yönetiminde bulundum iki dönem. Belediye büyesinde atletizm kulübü kurmuştuk. Onun dışında çok fazla bir spora ilgim yok.
GÖLGE: Gençlere vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
ÇİÇEK - Okuyun. Okumayan, çalışan gençler zaman su gibi akıyor, kaplarınızı doldurun. Ne demek kaplarınızı doldurun? İlminizi, irfanınızı, okulunuzu tamamlayın. Evlilik hayatına zamanında girin. Her şey zamanındagüzel , zamanında değerlendirilmeyen fırsatların sonradan yapılması çok zor.

HABERİN GALERİSİ Tüm Galeriler

Gebze'nin derdi benim derdim
Gebze'nin derdi benim derdim
Gebze'nin derdi benim derdim
Gebze'nin derdi benim derdim
Gebze'nin derdi benim derdim
Gebze'nin derdi benim derdim

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Gölge Gazetesi, Kocaeli Haber, Gebze Haber, Darıca Haber, Dilovası Haber, Çayırova Haber, Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑