
Muhtemelen Ekim ayında gerçekleşecek olan GTO seçimlerine yönelik hazırlıkların önümüzdeki ay ( Eylül ) , müthiş bir performansla zirve yapacağı kesin.
Bir yanda adaylığını geçtiğimiz günler resmen ilan eden Meclis Başkanı Oğuz Şerifalioğlu , diğer yanda 29 bin üyenin çoğunluk desteğiyle potansiyel aday durumunda olan , mevcut Başkan Abdurrahman Aslantaş var.
Aslantaş , şu ana kadar kamuoyuna her ne kadar yüksek sesle ‘’ adayım ‘’ demese de, o’nun aday olduğunu göreve seçildiğinin daha ilk haftasında öğrenen, hatta o tarihlerde bunu yazan biriyim.
Teee o günlerde ‘’ Ben kimsenin vekili değilim. İlk seçimlerde adayım, aday olacağım. ‘’ diyen Abdurrahman Aslantaş’ın aslında seçim satına girdiğini ve ‘’Siz istediniz, ben Adayım’’ diyeceği günler çok yakındır.
Ancak ; buna rağmen bugünden yarını konuşmak hoş değil . Lakin öngörümü ve genel intibalarımı paylaşmamın da kimseye zarar vermeyeceği kanaatindeyim.
Önce şunu net söyleyeyim ; Gebze Ticaret Odası ( GTO ) seçimleri, merhum kurucu başkan İbrahim Başaran ağabey veya Nail Çiler öğretmenimin süreçlerindeki gibi olmayacak. O dönemler rakipsiz, şartsız şurtsuz seçimler yaşandı. Üye bazlı reel seçim atmosferi içinde olmadı hiçbir zaman GTO . Ondan dolayı da bir heyecan, bir aksiyon yaşamadı üyeler.
Bu seçim öğle değil…
Oda seçiminden çok sanki bir belediye başkanı , bir siyasi figür seçimi yapılacak gibi hararet ve hareket dolacak üyelerin sinesine. 29 bin küsur üye. Az bir rakam değil. Anadolu’da bir çok ilçeden büyük bir nüfus.
İşte işin en keyifli tarafı da bu. Gebze iki ay içinde harika bir seçim atmosferinde olacak. Çarşı pazarda, cadde ve sokaklarda, bilindik bilinmedik her iş yerinde kesinlikle GTO seçimleri konuşulacak ve tartışılacak. Çünkü 29 bin sayısı ilçenin hatırı sayılır bir genel nüfusuna eşdeğerdir.
Peki böyle bir süreçte Aslantaş mı , Şerifalioğlu mu ? soruna yanıt aramaya çalışırsak belki insani duygular içinde bocalanabiliriz ama mantık çerçevesinde irdelemekte fayda var. Bu sabah bir toplantıya katıldım. Başkan Abdurrahman Aslantaş’ı destekleyen, o’na çalışan , birbirinden deneyimli ve alanlarında çok saygın iş insanlarıyla beraberdim. Görkem OSGB Kurucusu ve 33. Komite Başkanı Leyla Kazan’ın davetine icabet edince bir şeyi fark ettim; Biri birden çok oy hakkına sahip ve binlerce insana iş istihdamı sağlayan şirketlerin sahipleri Abdurrahman Aslantaş’ın kazanması için adeta yemin etmişler. Komite Başkanı Leyla Kazan (Görkem OSGB), Ahmet Yeşil (Yüzyıl OSGB) , Erhan Atmaca (Erta Şirketler Grubu) , Tuncer Saltaş (Şifa OSGB), Alican Karakaya (Perikon A.Ş.) , Mustafa Akıncılar (Akıncılar Güvenlik), Hakan Çil (Erce Güvenlik), Barış Kotan (Expo OSGB) Hakan Alaşar ( Alaşar Şirketler Grubu ) ve Can Kazan ( Leyon Mühendislik ) isimler Aslantaş için müthiş bir hazırlık içindeler.
Ki 33. Komite , GTO’da üyesi en çok olan sektörlerden birsi.
Aralarında o denli kuvvetli gönül bağı oluşturmuşlar ki, başarıya giden yol nereyse o yola Aslantaş adını yazmışlar. İki saate yakın kaldığım toplantı çok özeldi. Gazeteci kimliğimden ziyade ‘dost’ daveti aldığım için, orada konuşulanları , seçime yönelik alınan çalışma kararlarını , yol haritasını , stratejik elementleri burada yazıp açıklamak ifşa olur, abesle iştigal olur, bu da bana yakışmaz.
Döneyim genel kanıma ve geleyim Şerifalioğlu’na…
Seçmek ve seçilmek elbette herkesin hakkıdır. Aday olmak , aday göstermek, bir aday yanında durmakta haktır. Bunu yaparken siyaseti iyi okumak gerekir. Fidanı toprakla buluşturmanın en iyi vakti doğru zamanda nadasa bırakmaktır. Diğer türlü fidanı önce toprak, sonra kurtlar kuşlar zedeler. Çiçek açmadan kurur gider yapraklar.
Bu yazdığımın Şeifalioğlu ile alakası yok belki, aklıma öylesine geldi. Bir dönem daha bekleyip Aslantaş’la yol yürümek yerine bir yıl önceden yola çıkmak, vaktinden çok önceleri kenti afiş ve dövizlerle donatarak hızlı koşana ne kazandırır bilemem.
Fakat bildiğim bir şey var ; o da bugünkü toplantıda gözümün Gültekin Şenel’i çok aradığı.