


Bilmem kaç onuncu kez bu konuya değiniyorum. Kırk yılda ‘’ Gebze’nin il olması ‘’ yönünde kaç makale yazmışım, kaç bin kez dilimde tüy bitmiş hatırlamıyorum.
Tam ümidi kesip Gölge’nin penceresinden deniz manzarasına dalıyorum ki, yine birileri il konusunda ayar veriyor. Kulakları çınlasın eski vekil Eyüp Ayar’da çok ayar veriyordu , lakin hepsi fos çıktı. Bir tarafta ‘ Gebze il olsun ‘ diye ben dahil kendini paralayan cühela var, diğer tarafta ‘Gebze il olamaz, olmasın ‘ diyenler.
Ben dahil cühela grubu dememde ki kasıt, bile bile lades tutmamız ve bu yüzden ‘ cahil’ oluşumuz. Zira 2002 yılında , büyük makamın Gebze Cumhuriyet Meydanı’nda alenen, net, kati ve keskin bir dille haykırdığı sözü unutmuş gibi davrandığımızdan, il isteyenleri cühela sıfatın yakıştırmamak elde değil.
Hani türkücü İbrahim Tatlıses’in meşhur bir parçası var ya … Mavi mavi’de nakarat olan. ‘ Tam ümidi kesmişken , onu gördüm karşımda. ‘’
Bizimki de aynen böyle. Gebze’nin il meselesinden tam ümidi kesiyoruz ki, MHP lideri Bahçeli karşımıza çıkıyor. ‘’ Gebze il olmalı ‘’ diyor, liste veriyor, sıralamayı bile yapıyor. Fakat makamın asıl sahibi ise, ‘ Gebze il olmayacak ‘ diyor. Aradan bir süre geçiyor, il meselemizi nadasa yatırıyoruz ki, yeni bir liste çıkıyor karşımıza. Bu kez 25 yeni adaylar dizilmiş listeye. Maalesef Gebze’nin yer almadığı bir liste.
Bana öyle geliyor ki bu il meselesinde gündeme gelen her bir yeni liste, o listede ismi bulunan bölge milletvekillerinin kendi beklenti ve düşünceleri. Bu işlerden ne Cumhurbaşkanının bilgisi var, ne de AK Parti genel merkezinin.
Bize gelince ; Gebze'nin 'il' olma isteği nereden baksanız 40 yıl önceye dayanır. Dünle bugün arasındaki tek ortak özellik ise, konuyu fişekleyen ve sıcak tutmaya çalışanlar genelde GTO başkanları olmuştur. Hatırlayalım; GTO Kurucu Başkanı merhum İbrahim Başaran ilk tetikleyendir. Ardından Nail Çiler gündemde tutmaya çalıştı. Son zamanlarda da mevcut başkan Abdurrahman Aslantaş, Gebzelilerin il arzusunu altın tepsinin dışında tutmama gayretine girdi.
Dikkat ederseniz, tamamıyla siyasi bir konu ve siyasi bir karar olan 'il mevzusu' , nedense iktidar veya muhalefet siyasi kanatların değil, daha ziyade STK'ların gündemi olmuştur. Elbette bunun sebebi de siyasi cesaretsizlik ya da siyasi basiretsizliktir. Özellikle biat kültürü içinde yetişen yerel erk, Gebzelilerin il isteğini merkezi iradeye anlatmakta ya cesur olamadılar , ya da halkın haklı beklentilerine kılavuz olmaktan geri durdular. Tüm bu gerekçelerin de kendilerine göre tabi ki sebebi var.
Biraz nostalji yapalım; Gebze Cumhuriyet Meydanı yerinde duruyor. Tarihin en keskin şahidi o meydandır. Kimler geldi kimler geçti, hangi liderler naralar nidalar eşliğinde sözler verdi. Demirel'inden Çiler'ine, Mesut Yılmaz'ından Özal'ına, İnönü'sünden Erbakan'ına her liderin ortak paydada buluştuğu tek konu ; Gebze'nin il yapılacağıydı. Dilin kemiği olmadığı için , önüne gelen verdi sözü gitti. Ne iktidarlar oldu, ne liderler doğdu ama Gebze'nin üzerine bir gün güneş doğmadı. 'Dilin kemiği yoktur'' sözü, tam da Gebze üzerine cuk oturan bir söz olarak hafızamızda yer etti.
Tek bir kişi, bir tek lider on binlerce insanın gözünün içine baka baka ''Gebze'yi il yapmayız'' demişti. 2002 yılında yine Cumhuriyet Meydanı'nda açık seçik gerekçelerini anlatan o lider bugünün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Ve ne siyasi tezattır ki, o gün on binlerce Gebzeli , '' İl yapmayız'' sözünü bile müthiş alkışlamıştı. O günden bugüne hiç bir güç Gebze'yi ne il yaptı, ne il isteği yüksek sesle haykırılabildi. Zira '' Gebze il olmayacak'' diyen kişi Erdoğan'dı.
Bu anlamda birkaç öneride bulunmamız gerekirse onu da yazayım; Doğru politika geliştirip, akli siyasi hamleler ve toplumsal temsil yeteneği ile bağdaşacak bir çalışma gerçekleştirilirse sonuca çok daha çabuk ulaşılır.
Açayım;
1- Kocaeli lobisiyle sağlam güreşmek gerekir.
2- Mutlaka iktidar vekilleriyle yola çıkmak lazımdır.
3-Gebze'nin genişletilmiş coğrafi haritası çizilmelidir.
4- İlçenin sosyo- ekonomik ihtiyaçları masaya konulmalıdır.
5-Asayiş maliyeti hesaplanmalıdır.
6- Vergi kazanımları zarfta tutulmalıdır.
7- Siyasi ötekileştirme yapılmadan sınırlı sayıda bir akli heyet oluşturulmalı, siyasi ve bilimsel etütler derlenip dosya hazırlanmalıdır.
8- Öncelikle MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kapısı çalınmalı, 'o'nu ikna edecek bir isimle masaya oturulmalıdır.
9- Ve ... Ve kesinlikle Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yolunu bulup Beştepe'de ziyaret edilmelidir. İşte bu ziyaret çok önemli. Gebze'yi cidden seven, il olmasını gerçekten isteyen, medeni cesareti tavan yapmış kim varsa iktidar mebusu o da olmalıdır. O gün orada Erdoğan'a 2002'den bugüne derenin altından çok suların aktığı tatlı dille, bal tadında anlatılmalı ve nokta konulmalıdır.